“Yargı demokrasinin yanında darbelerin karşısındadır. Darbeyi bahane ederek adil yargılama yapacak yargı mensuplarının tasfiyesi, darbe ile mücadeleye değil darbeden beklenen amacın gerçekleşmesine hizmet eder.”

OHAL KHK’LARINA EKLİ LİSTELERDE İSMİNE YER VERİLEREK KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARILANLARIN ANAYASA MAHKEMESİNE YAPABİLECEKLERİ “ORTAK” BAŞVURU FORMUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Genel açıklamalar

 

  1. Öncelikle ifade edilmelidir ki, Türkiye hukuk güvenliğinin kaybolduğu bir süreçten geçiliyor. Hangi mahkemenin ne yönde karar vereceğini ve siyasi aktörlerin mahkemelere hangi yönde karar almalarını dayatacağını (!) önceden kestirmek imkânsız gibi görünüyor. Bu nedenle, ileride herhangi bir hak kaybıyla karşılaşmamak için, OHAL KHK’ları ile kamu görevinden çıkarılanların aynı anda ve süresinde idare mahkemelerinde iptal davası açmaları, Anayasa Mahkemesine ve AİHM’ye bireysel başvuruda bulunmaları en doğru yöntem olarak görünmektedir.

 

  1. Kamu görevinden çıkarılmaya bir OHAL KHK’sı neden olduğu için, kural olarak iç hukukta bir OHAL KHK’sını iptal edecek herhangi bir yargı organı mevcut değildir. Bu nedenle, bize göre iç hukukta OHAL KHK’sının (doğrudan) yol açtığı insan hakları ihlallerini giderecek etkili hiçbir başvuru mercii yoktur. Söz konusu KHK’nın yol açtığı insan hakları ihlallerini giderecek en etkili mercii AİHM olarak görünmektedir; bu nedenle ve özellikle kamu görevinden çıkarılmanıza dayanak yapılan KHK’nın yayınlandığı tarihten itibaren altı ay içerisinde “eksiksiz bir başvuru formu” ile AİHM’ye başvuru yapmanız doğru bir yöntem olarak görünmektedir. AİHM’nin Akif Zihni/Türkiye kararına rağmen bu görüşteyiz. Bu konuda hazırlanmış örnek başvuru formu ve eki internet sitemizde yer almaktadır.

 

  1. Özet olarak, aynı anda sırasıyla AYM’ye başvuruda bulunmanızı (başvuru süresi 30 günle sınırlı olduğu için öncelikle bunu yapınız) ve 60 gün içerisinde idare mahkemesinde iptal davası açmanızı öneririz. Son olarak da bu iki davanın dilekçelerini de ekleyeceğiniz başvuru formu ile altı ay içerisinde AİHM’ye başvuruda bulunmanız doğru olacaktır.

 

  1. Bu açıdan bir hususun da altını çizmekte yarar var. Hukukta dava açma süreleri yasalarla öngörülmüş olup bu sürelerin birçoğu hak düşürücü niteliktedir. Süresinde dava açmazsanız haklarınızı kaybedersiniz. Bu nedenle bazılarının ileri sürdüğü gibi, “hukukta çare tükenmez” gibi görüşleri dikkate almayınız. Aksi durumda, keyfiliğin kol gezdiği ve hukuk güvenliğinin yok olduğu bu süreçte, mahkemeler, sadece süresinde dava açmadığınızı gerekçe göstererek davalarınızı reddeder ve tüm haklarınızı kaybedersiniz.

 

Anayasa Mahkemesi başvuru formu nasıl doldurulur ve tamamlanır?

 

  1. Sayfanın sol tarafından yer alan ortak başvuru formu 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar için daha önce hazırlanmış olan başvuru formu dikkate alınarak, tüm KHK mağdurlarının kullanabileceği ortak bir başvuru formu olarak hazırlanmıştır. Daha önce başvuru yapanların bu başvuru formunu kullanarak yeni bir başvuru yapmasına gerek yoktur; sadece başvuru süresini kaçırmamış olanların kullanabileceği ve bundan sonra çıkarılması muhtemel KHL’lar ile kamu görevinden çıkarılacak olanların kullanabileceği bir başvuru formudur. Ancak hak ihlallerini gösterme açısından gerektiğinde Venedik Komisyonu Görüşlerine de referans yapıldığı için önemlidir. Bugüne kadar ileri sürdüğümüz hak ihlallerinin, Venedik Komisyonu tarafından da benzer şekilde değerlendirildiği, 12.12.2016 tarihli Venedik Komisyonu Görüşlerinden anlaşılmaktadır.

 

  1. Bu başvuru formunda uyarlanması gereken bazı bölümler bulunmakta olup, uyarlanması gereken bölümler sarı veya gri renkte metin içerisinde belirtilmiştir. Uyarlanması gereken bölümleri özellikle pdf formattaki başvuru formunda açıkça görebilirsiniz. Dolayısıyla farklı renkteki kısımları durumunuza uyarlayarak başvurunuzu tamamlayabilirsiniz. Özellikle farklı renkte belirtilen kısımları kontrol edip, durumunuza uyarlamanız gerekmektedir. Örneğin, “29 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı KHK” yazan kısma, sizin kamu görevinden çıkarılmanıza dayanak olan KHK’nın tarih ve numarasını yazmanız gerekecektir. Açıklamaları dikkate alarak olayları ve şikâyetleri kontrol ederek başvurunuzu tamamlayınız.

 

  1. Başvuru formunun olaylar kısmında değişiklik yapabilirsiniz; ancak hak ihlalleri kısmına dokunmamanızda yarar var. Anayasa Mahkemesi önünde açıkça ileri sürmediğiniz hiçbir hak ihlalini AİHM önünde ileri süremezsiniz.

 

  1. Bu başvuru formuna Venedik Komisyonunun 12.12.2016 tarihli Görüşleri de yer yer ilave edilmiş, Komisyonun görüşleri şikâyetlere dayanak yapılmıştır. Daha önce hazırladığımız başvuru formlarında yer verilen hak ihlallerinin Venedik Komisyonu Görüşlerinde de yer aldığı gözlenmektedir. Ayrıca, Komisyon Görüşlerinde, bazı kamu görevlilerinin doğrudan KHK ile bazılarının ise 667 sayılı KHK’nın 3 ve 4. Maddeleri uyarınca idare tarafından kamu görevinden çıkarıldığı ve bu iki kategori arasında mahkemeye erişim hakkı açısından ayrımcılık yapıldığı tespitine de yer verilmiştir. Bu durumdan ilham alınarak, mahkemeye erişim hakkından yararlanmada ayrımcılık yapıldığı ve AİHS’nin 6/1 ile 14. maddelerinin birlikte ihlal edildiği şikâyeti de bu başvuru formuna eklenmiştir.

 

  1. Örnek AYM başvuru formunu durumunuza uyarlayarak (çok küçük değişiklik ve eklemelerle), başvuru formuna son şeklini verebilirsiniz. Başvurucuya ait kişisel bilgilere 2. Sayfada yer veriniz. Son sayfaya isim yazıp tarih atarak başvuru formunu imzalayınız. Eğer idare mahkemesine dava açtıysanız, o davanın bir örneğini de bu başvuruya ekleyiniz. Henüz açmadıysanız, dava açtıktan sonra iptal dava dilekçesinin bir örneğini başvuru dosyanıza daha sonra ekletebilirsiniz.

 

  1. Daha önce AYM’ye başvuru yapmış olanlar varsa ve başvuru formlarının eksik olduğunu düşünüyorlarsa, 30 günlük süre dolmadan, yeni bir başvuru yapmaya gerek olmadan, bu başvuru formunun da dosyalarına eklenmesini isteyebilirler.

 

  1. İdare mahkemesine dava açıp Anayasa Mahkemesi başvurusunu yaptıktan sonra, KHK’nın yayınlandığı tarihten itibaren 6 aylık süre içerisinde AİHM’ye de başvuru yapmanızı öneririz. Zira bize göre AİHM’nin Akif Zihni/Türkiye kararı tamamen eksik bir başvuru üzerinden, idare mahkemelerinin ve AYM’nin daha önce verdiği ve bu iki merciin etkisiz olduğuna ilişkin kararları dikkate alınmadan verilmiş, gerekçesi Türkiye gerçeklerini yansıtmayan bir karardır. Bu nedenle, internet sitemizde yer alan eksiksiz örnek başvuruyu dikkate alarak, AYM kararını beklemeden AİHM’ye de bu aşamada başvuru yapmanızı önermekteyiz.