“Yargı demokrasinin yanında darbelerin karşısındadır. Darbeyi bahane ederek adil yargılama yapacak yargı mensuplarının tasfiyesi, darbe ile mücadeleye değil darbeden beklenen amacın gerçekleşmesine hizmet eder.”

Hukuki başvuru yolları

Hak arama yolları ve örnek başvuru dilekçeleri

Hiçbir somut delile dayanmadan ve çok önceden hazırlandığı anlaşılan listelerle açığa alınan ve tutuklanan farklı mesleklere mensup binlerce insanın en temel insan hakları ilkeleri dahi yok sayılarak mağdur edildiği bir dönemdeyiz. Bu öyle bir dönem ki; hem çıkartılan olağanüstü hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile hem de “darbe yanlısı görünmeme” düşüncesi ile oluştuğu muhakkak olan korku ortamında kişilerin avukat hukuki yardımından bile faydalanamadığı, avukatların vekalet almadığı hatta yasal zorunluluk gereği atanan avukatların bile görev yapmaktan çekindiği bilinmektedir. Bu durum karşısında hukuksuz işlemlere maruz kalanların ve yakınlarının haklarını arayabilmeleri açısından az da olsa yol gösterme amacıyla bu site altında izlenmesi gereken yollar ve örnek dilekçeler bilgi olarak hizmetinize sunulacaktır.

Hukukun üstünlüğüne inanmış ve demokratik hukuk devletinde yaşama ideali olan bizler için hak aramanın tek yolu vardır. O da tabiki; hukuk mekanizmalarıdır. Gerek iç hukuk gerekse uluslararası hukuk organları aracılığı ile haklarımızı sonuna kadar aramanın önemini küçümsememek gerekir.

Kabul etmek gerekir ki; gelinen noktada Türkiye’de bir hukuk düzeni ya da etkin bir iç hukuk mekanizması olduğunu söylemek mümkün değildir. Siyasi iktidarın hergün yaptığı yargısız infaz konuşmaları ve siyasi iktidarın yargı üzerindeki sopası haline gelen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun karar merci olan mahkemeler üzerindeki baskısı nedeni ile her yargı işleminin sonucu ya da her hukuksal başvurunun olumsuz sonuçlanacağı maalesef önceden bilinir hale gelmiştir. Sorguya sevk edilenleri tutuklamayan ve herşeye rağmen hukuk diyen hakimlerin gerek yerel komisyon başkanlıklarınca gerekse de HSYK tarafından yapılan müdahalelerle devre dışı bırakıldıkları hata bir iki hakimin bu şeklide açığa alındığı sosyal medyaya yansıyan konulardır. Ayrıca serbest bırakılan bir çok hakim savcının bir gün sonra yapılan itirazlarla hemen tutuklandığı da basına yansıyan bir gerçektir.

Tüm bu olumsuz görünüme rağmen asla yasal haklarımızı arama yolundan vazgeçmemeliyiz. Gerek isteyerek gerekse oluşan korku ortamı nedeni ile hukuk dışına çıkanlara hukuku hatırlatmak için ve başvuru yapmamaktan kaynaklı ilerde hak kayıplarına uğramamak için başımıza gelen ya da gördüğümüz tüm hukuksuz uygulamalarla ilgili iç hukuk yollarına da mutlaka başvurmalıyız. Unutmayalım; bir gün hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir Türkiye’de yaşayacağız. O gün geldiğinde de suç işleyenlerin yaptıkları işlemleri ortaya koyabilmek açısından da yapılan her türlü hukuk dışı işlemin kayıt altına alınması zorunludur. Bu nedenle yaptığınız her başvurunun mutlaka evrak kayıt numarasını verdiğiniz dilekçelerin üzerine yazdırmalısınız.

Türk hukuk sistemi içinde hak arama yolları ile birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başta olmak üzere diğer tüm uluslararası hukuk kurumlarına başvuru yapılması gereklidir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini tanımış bir ülkedir. Yakın zamanda iktidar üyesi bir siyasetçinin yaptığı “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini askıya aldık” beyanının gerçeği yansıtmamaktadır. Sözleşmenin bazı hükümlerinin olağanüstü dönemlerde askıya alınması mümkün olsa da bunun da belirli şartları vardır ve Türkiye bu şartları yerine getirmemiştir. Bu nedenle uluslararası hukukta bu şekildeki soyut bir beyanın hiçbir önemi yoktur. Kaldı ki; işkence yasağı, yaşam hakkı gibi hiçbir şart ve zamanda askıya alınamayacak hükümler olduğu da unutulmamalıdır. Yine uluslararası dernek ve örgütlere yaşadığınız hukuksuzlukları mümkünse İngilizce, olmadığı takdirde Türkçe metinlerle mail ya da faks yolu ile bildirmeliyiz.

Hukuk evrensel bir mekanizmadır. Hak arama ve adalet sınır kabul etmez değerlerdir. Bu nedenle hukuk dışına çıkarak ülkesine en büyük ihaneti edenlerin “Ülkemizi uluslararası alanda zor duruma düşürmek isteyenler” diye başlayan ve sizleri hak arama yolundan alıkoyma hedefli yalan beyanlarına itibar etmeyiniz. Unutulmamalıdır ki; bu şekildeki beyanlar ve yaklaşımlar, kendi vatandaşına adil ve etkin bir adalet hizmeti sunamayanların içinde bulundukları korkuyu ve yaptıkları hukuksuzların farkında olduklarını gösterir.

Bu bölümde iç hukukta ve AİHM’de kullanabileceğiniz dilekçe örnekleri ekte sunulmuştur. Bu dilekçe formatlarına uyarak ve kendi bilgilerinizi ekleyerek çıktı alabilirsiniz. Şuan hukuksuzluğa uğramış kişilerin çoğu tutuklu olduğu için, bu formları doldurarak ve çıktısını alarak cezaevinde bulunan yakınınıza teslim etmek sureti ile başvuru yapmasını sağlayabileceğiniz gibi eşler de bu yollara bizzat başvurabilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gönderilecek başvuru dilekçesi ile ilgili de ilk aşamada eşlerin de doğrudan Mahkemeye başvuru hakkı vardır. Başvuru formunda matbu olarak yer alan yetki belgesini eğer tutuklu ise cezaevinde bulunan eşine imzalatarak ve kendi de imzalayarak başvuru yapabilir. Acil durumlarda, cezaevinde bulunan eşe imzalatma cezaevi yönetimi tarafından engellenmiş ise bu hususu yani idareden kaynaklanan imkansızlığı yetki belgesine yazarak bu kısmı da kendiniz imzalayabilirsiniz.


Önemli Hatırlatma!!!: Yapacağınız her başvurunun bir örneğini ve başvuru yaptığınıza dair belge ya da sayı/sıra numarasını başvuru dilekçenizin bir örneğine yazdırarak ilerde hak kayıplarına uğramamak için mutlaka saklayınız. Özellikle adliyelerde mahkemelere ya da savcılıklara verdiğiniz dilekçelerin UYAP kayıt mührünü ve otomatik olarak aldığı (soruşturma no gibi) numarasını yazdırınız.