“Yargı demokrasinin yanında darbelerin karşısındadır. Darbeyi bahane ederek adil yargılama yapacak yargı mensuplarının tasfiyesi, darbe ile mücadeleye değil darbeden beklenen amacın gerçekleşmesine hizmet eder.”

DOĞRUDAN OHAL KHK’LARI İLE KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARILAN ANCAK 30 GÜNLÜK BAŞVURU SÜRESİNİ KAÇIRDIĞI DÜŞÜNCESİ İLE ANAYASA MAHKEMESİNE HENÜZ BAŞVURU YAPMAMIŞ OLANLARIN KULLANARAK BAŞVURU YAPABİLECEKLERİ “ORTAK” BAŞVURU FORMU VE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

BU BAŞVURU FORMUNU, İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMIŞ OLAN ANCAK HENÜZE AYM’YE BAŞVURMAMIŞ OLANLAR DA KULLANIP BAŞVURU YAPABİLİR

 

Bu başvuru formu hangi gerekçelerle hazırlandı?

  1. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi, herhangi bir OHAL KHK’sı ile kamu görevinden çıkarılmış olanlardan, otuz günlük başvuru süresini kaçırdıkları düşüncesiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yapmamış olanlar, ekranın sol tarafındaki başvuru formunu kullanarak Anayasa Mahkemesine başvuru yapabilirler. Bu durumun gerekçeleri, başvuru formunda da yer verildiği gibi, aşağıdaki gibidir:

 

  1. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanununun 47/5 maddesine göre, “Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.” Bu hükümden anlaşılacağı gibi, eğer temel hak ve hürriyetlerin ihlali durumunda iç hukukta başvuru yolları öngörülmüşse, bu başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilir. Ancak başvurucu söz konusu kanun yollarına başvurmuş olmasına rağmen, kendi davası sonuçlandırılmamış olsa bile, benzer davalarda mahkemeler neredeyse bir bütün olarak aleyhe kararlar vermekte ise, artık bu kanun yolunun etkisiz olduğu sonucuna varılarak, kendi davası sonuçlanmadan Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilir. Çünkü AİHM kararlarında da belirtildiği gibi, başvurucular sadece şikâyetleri açısından etkili olan ve makul başarı şansı sunan kanun yollarını tüketmek zorundadırlar; etkisiz ve sonucunun aleyhe olacağı açık olan kanun yollarını tüketmek veya bu türden yargı organlarının kararını beklemek zorunda değildirler.

 

  1. Danıştay’ın 4 Ekim 2016 tarihinde verdiği iki karardan (2016/8136E – 2016/4076K) da anlaşılacağı gibi, somut olayda bir OHAL KHK’sı ile kamu görevinden çıkarılanlar açısından iç hukukta başvuru yolunun öngörülmediği” söylenemez. Eğer başvuru yolu öngörülmemiş olsaydı, Danıştay, söz konusu iki dosyayı, görevsizlik kararı vererek, idare mahkemelerine ya da ilk derece idari yargı organları önüne göndermezdi. Ayrıca, AİHM’nin Akif Zihni/Türkiye kararı dikkate alındığında, KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar için iç başvuru yolunun öngörülmediği iddia edilemez. Bir an için idare mahkemelerinin yukarıda belirtilen kararları nedeniyle bu yolun kapalı olduğu akla gelse dahi, Venedik Komisyonunun 12.12.2016 tarihli Görüşlerinde de belirtildiği gibi, KHK ile kamu görevinden çıkarılanların iç hukukta dava açıp açamayacakları hususu en azından tartışmalı bir husustur (bkz. s. 45, dipnot 140).

 

  1. Tüm bu belirtilenler dikkate alındığında, KHK ile kamu görevinden çıkarılanların idare mahkemeleri önünde dava açıp açamayacakları hususu, Danıştay’ın 4 Ekim 2016 tarihli kararları dikkate alındığında en hafif ifade ile tartışmalı olarak değerlendirilebilir. Ancak Danıştay kararı ve hukuki güvenlik ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar için başvuru yolu öngörülmediği net bir şekilde söylenemez. Başvuru yolu öngörüldüğü durumlarda ise, dava açacak kişiye gerekçeli kararın tebliğ edilmesi yükümlülüğü, Tebligat Kanununun emridir. Gerekçeli kararın tebliğ edilme zorunluluğu hukuki güvenlik ilkesi gereğince, bir taraftan kanun yollarına başvurma açısından sürelerin işlemeye başlamasını sağlar; diğer taraftan da ilgili kişiye gerekçeye bakarak etkili bir şekilde savunma yapma veya dava açma hakkı verir. Somut olayda başvurucuya Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yapılmış herhangi bir tebligat yoktur.

 

  1. Belirtilenlerden anlaşılacağı gibi, iç hukukta başvuru yolu öngörüldüğü durumlarda, ihlalin öğrenilmesiyle otuz günlük başvuru süresi işlemeye başlamaz. 6216 sayılı Kanunun 47/5 maddesinden başka türlü bir sonuç çıkarmak imkânsızdır. Kaldı ki, somut olayda mahkemeye erişim hakkı (access to the court) gibi temel bir insan hakkı söz konusu olduğu için, iç hukukta başvuru yolunun öngörülüp öngörülmediğinin en azından tartışmalı olduğu durumlarda, mahkemelerin temel hak ve hürriyetlerin korunması yönünde yorum yaparak davacı lehine karar vermesi gerekir. Bu yönde verilmiş onlarca AİHM kararı bulunmaktadır.

 

  1. Her ne kadar OHAL KHK’ları ile kamu görevinden çıkarılanlara başkaca herhangi bir tebligat yapılmayacağı belirtilmiş olsa da, Anayasanın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL durumunda sadece durumun gerektirdiği türden tedbirler alınabilir; yasalarda değişiklik öngören tedbirlerin kararlaştırılması Anayasanın belirtilen hükümlerine aykırıdır. Ayrıca AİHS’nin 15. Maddesine göre de OHAL durumunda sadece OHAL’e neden olan durumun kesinlikle gerektirdiği türden tedbirler kararlaştırılabilir; somut olayda şiddet olaylarının bastırılması veya darbe girişiminin engellenmesiyle, Tebligat Kanunu hükümlerini askıya alma arasında herhangi bir bağ kurmak imkânsızdır. Bu nedenle, Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı yönündeki KHK hükümleri OHAL’in kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmayıp, orantısızdır. Bu nedenle, bu tedbir hem AY m. 15 ile 121 hem de AİHS m. 15’e açık aykırıdır. Dolayısıyla somut olayda Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak, Resmi Gazetede yayınla tebligat yapılmış sayılacağı ve ayrıca tebligat yapılmayacağı yönündeki düzenleme OHAL’in kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmayıp bu tedbir hukuken geçersizdir. Kısaca dava ve başvuru sürelerinin işlemeye başlaması için, başvurucuya, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun bir tebligatın yapılması gerekir; ancak Tebligat Kanunu hükümlerine uygun bir tebligat yapılmasıyla dava süreleri işlemeye başlar.
  2. Somut olayda başvurucuya henüz usule uygun bir tebligat yapılmamıştır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesine başvurmak için otuz günlük başvuru süresi işlemeye başlamamıştır.

 

İdare mahkemesine başvurmuş ancak AYM’ye henüz başvurmamış olanlar, aşağıdaki (8) gerekçeyi de ekleyerek, bu aşamada AYM’ye başvurabilirler

 

  1. Kaldı ki, Danıştay’ın 4 Ekim 2016 tarihli kararlarına rağmen, yukarıda belirtilen onlarca idare mahkemesinin usulden ret kararları dikkate alındığında, başvurucu her ne kadar idare mahkemesinde dava açmış olsa da, bu yolun etkisiz olduğu ve makul başarı şansı sunmadığı bu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle ortaya çıkmıştır. Bu nedenle kendi davası hakkında idare mahkemelerince karar verilmesini beklemeden bu başvuruyu yapma ihtiyacı duymuştur. Zira AİHM’ye göre başvurucular sadece etkili olan ve makul başarı şansı sunan iç başvuru yollarını tüketme yükümlülüğü altındadırlar.

 

  1. Ayrıca, bu başvuruda ileri sürülen insan hakları ihlalleri doğrudan bir OHAL KHK’sından kaynaklanmaktadır. Masumiyet karinesi ihlali ile yargılanmadan terör örgütü üyeliği ile suçlanıp bir KHK ile cezalandırılarak tüm adil yargılanma hakkı güvencelerinin ihlaline yol açılması ve böylece AİHS’nin 6/1,2,3. Fıkralarının bir bütün olarak ihlal edildiği durum dikkate alındığında, bu ihlallerin giderilmesi, ancak söz konusu OHAL KHK’sının iptali ile mümkündür. Bahse konu OHAL KHK’sı hukuk düzeninde varlığını sürdürdüğü sürece masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı ihlalleri varlığını sürdürmeye devam edecektir. Kısaca OHAL KHK’sı hukuken geçerli olduğu sürece bu hak ihlalleri devam eder şekilde varlığını sürdürecektir. Anlaşılacağı gibi, söz konusu hak ihlalleri devam eden türden ihlaller olup devam eden ihlallerin varlığı halinde otuz günlük başvuru süresi sona ermez. Çünkü ihlal varlığını sürdürmeye devam ettikçe bu ihlale son vermek için her zaman dava açılabilir; devam eden ihlal açısından her zaman bireysel başvuruda bulunulabilir (Bu yönde verilmiş onlarca AİHM kararı vardır.). Bu nedenle de, bu başvuruda ileri sürülen hak ihlallerinden büyük çoğunluğu açısından, ilgili OHAL KHK’sının hukuk düzenindeki varlığına son verilinceye kadar bireysel başvuruda bulunulabilir.

 

  1. Bu gerekçeleri kullanarak, en kısa sürede başvuru yapmanızı öneririz.

 

  1. Kamu görevinden çıkarılmaya bir OHAL KHK’sı neden olduğu için, kural olarak iç hukukta bir OHAL KHK’sını iptal edecek herhangi bir yargı organı mevcut değildir. Bu nedenle, bize göre iç hukukta OHAL KHK’sının (doğrudan) yol açtığı insan hakları ihlallerini giderecek etkili hiçbir başvuru mercii yoktur. Söz konusu KHK’nın yol açtığı insan hakları ihlallerini giderecek en etkili mercii AİHM olarak görünmektedir; bu nedenle ve özellikle kamu görevinden çıkarılmanıza dayanak yapılan KHK’nın yayınlandığı tarihten itibaren altı ay içerisinde “eksiksiz bir başvuru formu” ile AİHM’ye başvuru yapmanız en doğru yöntem olarak görünmektedir. AİHM’nin Akif Zihni/Türkiye kararına rağmen bu görüşteyiz. Bu konuda hazırlanmış örnek başvuru formu ve eki internet sitemizde yer almaktadır.

 

Anayasa Mahkemesi başvuru formu nasıl doldurulur ve tamamlanır?

 

  1. Sayfanın sol tarafından yer alan ortak başvuru formu 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar için daha önce hazırlanmış olan başvuru formu dikkate alınarak, otuz günlük başvuru süresini kaçırdığını düşünen tüm KHK mağdurlarının kullanabileceği ortak başvuru formu olarak hazırlanmıştır.

 

  1. Bu başvuru formunda uyarlanması gereken bazı bölümler bulunmakta olup, uyarlanması gereken bölümler sarı (uyarlanması gereken bilgi) veya gri (açıklayıcı bilgi) renkte metin içerisinde belirtilmiştir. Uyarlanması gereken bölümleri özellikle pdf formattaki başvuru formunda açıkça görebilirsiniz. Dolayısıyla farklı renkteki kısımları durumunuza uyarlayarak başvurunuzu tamamlayabilirsiniz. Özellikle farklı renkte belirtilen kısımları kontrol edip, durumunuza uyarlamanız gerekmektedir. Örneğin, “29 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı KHK” yazan kısma, sizin kamu görevinden çıkarılmanıza dayanak olan KHK’nın tarih ve numarasını yazmanız gerekecektir. Açıklamaları dikkate alarak olayları ve şikâyetleri kontrol ederek başvurunuzu tamamlayınız. Açıklayıcı bilgileri okuduktan sonra metinden çıkarınız.

 

  1. Başvuru formunun olaylar kısmında değişiklik yapabilirsiniz; ancak hak ihlalleri kısmına dokunmamanızda yarar var. Anayasa Mahkemesi önünde açıkça ileri sürmediğiniz hiçbir hak ihlalini AİHM önünde ileri süremezsiniz.

 

  1. Bu başvuru formuna Venedik Komisyonunun 12.12.2016 tarihli Görüşleri de yer yer ilave edilmiş, Komisyonun görüşleri şikâyetlere dayanak yapılmıştır. Daha önce hazırladığımız başvuru formlarında yer verilen hak ihlallerinin Venedik Komisyonu Görüşlerinde de yer aldığı gözlenmektedir. Ayrıca, Komisyon Görüşlerinde, bazı kamu görevlilerinin doğrudan KHK ile bazılarının ise 667 sayılı KHK’nın 3 ve 4. Maddeleri uyarınca idare tarafından kamu görevinden çıkarıldığı ve bu iki kategori arasında mahkemeye erişim hakkı açısından ayrımcılık yapıldığı tespitine de yer verilmiştir. Bu durumdan ilham alınarak, mahkemeye erişim hakkından yararlanmada ayrımcılık yapıldığı ve AİHS’nin 6/1 ile 14. maddelerinin birlikte ihlal edildiği şikâyeti de bu başvuru formuna eklenmiştir.

 

  1. Örnek AYM başvuru formunu durumunuza uyarlayarak (çok küçük değişiklik ve eklemelerle), başvuru formuna son şeklini verebilirsiniz. Başvurucuya ait kişisel bilgilere 2. Sayfada yer veriniz. Son sayfaya isim yazıp tarih atarak başvuru formunu imzalayınız. Eğer idare mahkemesine daha önce dava açtıysanız, o davada kullandığınız dava dilekçesinin bir örneğini de bu başvuruya ekleyiniz.

 

  1. Bu başvuruyu yaptıktan sonra 6 aylık süreyi kaçırmadan AİHM’ye de başvuru yapmanızı öneririz. Zira bize göre AİHM’nin Akif Zihni/Türkiye kararı tamamen eksik bir başvuru üzerinden, idare mahkemelerinin ve AYM’nin daha önce verdiği ve bu iki merciin etkisiz olduğuna ilişkin kararları dikkate alınmadan verilmiş, gerekçesi Türkiye gerçeklerini yansıtmayan bir karardır. Bu nedenle, internet sitemizde yer alan eksiksiz örnek başvuruyu dikkate alarak, AYM kararını beklemeden AİHM’ye de bu aşamada başvuru yapmanızı önermekteyiz.