AİHM Zihni/Türkiye kararı sonrası değerlendirmeler ve öneriler

AİHM’nin Akif Zihni/Türkiye kararından anlaşıldığına göre, Akif Zihni tarafından hazırlanan başvuru formunun son derece yetersiz argümanlarla AİHM’ye sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumdan çıkarılması gereken en önemli sonuç şudur:

  • AİHM’de dava kazanmak isteyenler, sağlam gerekçelerle AİHM’ye başvuru yapmak zorundadırlar.
  • Bu kararın OHAL KHK’ları ile kamu görevinden çıkarılmış olanların AİHM’ye yaptığı başvuruları etkileme ihtimali bulunmaktadır.
  • Akif Zihni/Türkiye kararı yedi üyeli bir Daire tarafından verilmiş olup, emsal karar olarak nitelendirilerek, diğer benzer başvurular ayrıca incelenmeden, bu karara atıf yapılarak tek hâkim tarafından reddedilebilir.
  • Bu kararın bu kadar hızlı verilmesinin bir nedeni benzer başvuruların AİHM’ye gelmesini engellemek olabileceği gibi, bir diğer nedeni de bugüne kadar AİHM’ye yapılmış benzer başvuruların bu karara atıf yapılarak reddedilmesi olabilir.
  • Kısaca benzer başvuruların incelenmeden, o başvurularda ileri sürülen gerekçeler değerlendirilmeden, reddedilme ihtimali bulunmaktadır. Bu çerçevede, AİHM’ye daha önce başvurmuş olanlar ile henüz başvurmamış olanlara yönelik bazı önerilerde bulunmak isterim. İsteyenler aşağıdaki gibi hareket ederek başvurularının tek hâkim tarafından incelenmeden reddedilmesini önlemeye çalışabilirler.
  • Bu kararın gerekçesi eksik bilgi ve incelemeye dayandığı için, henüz AIHM e başvurmayan KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar da eksiksiz başvuru formu ile AYM kararını beklemeden AİHM’ye başvuru yapabilirler. Aşağıda bu konuda da değerlendirmeler yer almaktadır.

Daha önce başvuru yapanlar neler yapabilir?

1-        Daha önce başvuru yapmış olanlar, siteye yüklenen “Ek Dilekçeyi”, başvuru numarası geldiyse onu da belirterek AİHM’ye fakslayabilirsiniz. Ek dilekçeyi ve buna dair izahı site ana sayfasında “Ek dilekçe” başlığı altında bulabilirsiniz. Lütfen inceleyin ve bunu yapmayı ihmal etmeyin.

2-        Ek dilekçe ile, Zihni/Türkiye kararından farklı olarak, başvurunuzda idari yargı ile AYM bireysel başvurunun şikâyetleriniz açısından başvurunuzu yaptığınız tarihte, hem teoride hem de pratikte etkisiz olduğunu, örnek kararlarla AİHM’ye bir kez daha bildirebilirsiniz. Sonuç olarak da başvurunuzun söz konusu bilgiler ve güncel gelişmeler ışığında incelenmesini talep edebilirsiniz.

3-        İmkânı olanlar bu dilekçeyi İngilizceye çevirerek AİHM’ye fakslamalarında ve Türkiye aleyhine davaların incelendiği Dairenin Yazı İşleri Müdürüne (Registrar) e-mail veya benzeri yollarla iletmelerinde yarar var. Bunu yaparken AİHM’nin Zihni/Türkiye kararında sizin ileri sürdüğünüz gerekçelerin incelenmediğini ve bu karara dayalı olarak başvurunuzun incelenmeden reddedilmesinden kaygı duyduğunuzu, bu kararın emsal karar olduğu ve başvurunuzun reddine dayanak yapılacağının medyada yayınlandığını belirtebilirsiniz.

4-        Herkesin İngilizce göndermesine gerek olmadığı gibi, en azından bir kısım başvurucuların da Türkçe göndermesi yerinde olur.

5-        Mümkünse bu bilgiyi İngilizce olarak, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserine ve benzeri üst düzey yöneticilere ileterek Zihni/Türkiye kararının emsal gösterilip başvurunuzun incelenmeden reddedileceğinden kaygı duyduğunuzu belirtebilirsiniz. Sesinizi medeni ölçüler içerisinde her yere duyurmanızda yarar var. Ancak bu şekilde başvurunuzun incelenmeden tek bir hâkim tarafından listeler halinde reddedilmesini engelleyebilirsiniz.

6-        AİHM eğer reddedecekse başvurunuzda belirtilen tüm unsurları dikkate alarak yeni bir Daire kararı ile reddetsin; bu durumda sorun yok. Ancak sizin ileri sürdüğünüz gerekçeler incelenmeden, eksik yapılmış bir başvuruya dayalı verilen karar nedeniyle başvurunuzun reddedilmesi kaygı verici olup, medeni ölçüler içerisinde haklarınızı aramanızda yarar var.

İlk kez başvuru yapacak olanlar nasıl bir başvuru yapmalı?

1-        Hemen belirtelim ki, Zihni/Türkiye kararının gerekçesi incelendiğinde, yeni bir Daire kararı verilmedikçe, İdari yargının ve AYM bireysel başvuru yolunun etkisiz olduğunu ayrıntılı olarak gerekçelendirerek başvuru yapmanızın önünde hiçbir engel yok. Hatta başvuru yapmanızı öneririz. Zira sizlerin gerekçeleri incelenerek verilmiş bir ret kararı yok.

2-        Özellikle AYM ve idari yargıya başvurmamış olanlar (süreleri kaçırdıkları için veya başka nedenle) mutlaka AİHM’ye başvurmalıdır

3-        Özellikle 675 ve 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar için hazırlanmış olan son başvuru formlarını ve ekini kullanmakta yarar var

4-        Zihni/Türkiye kararı ışığında, bu başvuru formlarında küçük güncellemeler yapılıp internet sitesine son halleri yüklenecektir.

Her şeye rağmen başvurular reddedilirse ne yapılmalıdır?

Yukarıda yazılanlara rağmen başvurular tek hâkimle reddedilirse nelerin yapılması gerektiğini de belirtmekte yarar var.

1-        Öncelikle AİHM’nin verdiği karar usulden ret kararı olup şikâyetleriniz esastan incelenmemiştir; AİHM şimdilik Anayasa Mahkemesi ve idari yargıya başvurmanın önünde bir engel olmadığını belirterek iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle bir ret kararı vermiştir.

2-        Bu kararın anlamı kısaca şudur: iç hukuk tüketilince yeniden başvuru yapabilirsiniz.

3-        AİHM her ne kadar idari yargıdan bahsetmiş olsa da, idare mahkemelerinin ve Danıştay’ın OHAL KHK’sını iptal yetkisi yoktur.

4-        Oysa birçok hak ihlali (masumiyet karinesi gibi) doğrudan KHK’dan kaynaklanmıştır; KHK iptal edilmeden bu ihlal giderilemez.   Dolayısıyla idari yargıya başvurmuş olsanız da, AYM karar verir vermez mutlaka 6 ay içinde yeni bir başvuru yapmanız gerekir.

5-        AİHM açısından özellikle AYM yolunun tüketilmesi şarttır. İdari yargı sadece mahkemeye erişim hakkı açısından ihlal giderici olabilir.     Kısaca, AYM OHAL KHK’ları ile kamu görevinden çıkarılanların yaptığı başvurulardan ilkini karara bağladığında görüşü  belli olmuş olacak ve artık tüm başvurucuları etkileyen bir karar vermiş olacak. Bu karardan hemen sonra AİHM’ye başvuru hakkı doğar.

6-        AYM kararını öğrendiğinizde, yeni duruma uygun hazırlanacak olan başvuru formunu kullanarak AİHM’ye başvuru yapabilirsiniz.

AİHM’nin ret kararı ihtimaline rağmen neden sizleri AİHM’ye yönlendirdim?

1-        Aslında yazdığımız gerekçelerin doğruluğuna % 100 inanmaktayız; bu nedenle iç hukuk etkisiz olduğu için bu aşamada AİHM’ye yönlendirdim.

2-        Ancak eğer AİHM’ye hiç başvuru yapılmasaydı, AYM de “OHAL KHK’larını iptal yetkim yok, bireysel başvurular da yasa hükmündeki bir KHK’dan kaynaklı olup 6216 s. Kanunun 45/3 hükmü uyarınca “yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine bireysel başvuruda bulunulamaz” gerekçesiyle başvuruları reddetse çok daha büyük bir riskin doğma ihtimali vardı.

3-        Bu risk şuydu: AYM’nin bu türden bir kararından sonra AİHM de diyebilirdi ki, “CHP’nin iptal davasını AYM reddetti, HSYK tetkik hâkimleri konusunda yukarıdaki kararı verdi. Tüm bunlar AYM yolunun somut olayda etkisiz olduğunu gösteriyor. Oysa 6 aylık başvuru süresi etkili yolların tüketilmesi ile başlar; eğer etkili başvuru yolu yoksa KHK’nın yayını tarihinden başlar. Oysa başvurucular KHK’ların yayını tarihinden sonra etkisiz olduğu açık olan AYM kararını beklemişler ve 6 aylık başvuru süresini kaçırmışlardır” gerekçesiyle başvurularınızı ileride AİHM’nin reddetme ihtimali vardı.

4- Yani AYM 1 Ağustos 2017 tarihinde başvurunuzu reddetse ve siz 2 Ağustos 2017’de AİHM’ye başvursanız, AİHM diyebilirdi ki, “6 aylık süre 672 s. KHK’nın yayınlandığı 1 Eylül 2016 tarihinde işlemeye başlar; başvuru süresi 1 Mart 2017’de sona ermiştir; başvurucu 2 Ağustos 2017’de başvuru yaptığı için 6 ayı kaçırmıştır: ret.”

5-        Bu şekilde başvurular reddedilirse, bir daha başvuracağınız yol olmayacaktı. Bu riski kapatmak için sizlere hemen başvuru önerildi bugün AİHM’nin Zihni/Türkiye kararı ışığında bu risk tamamen kapanmıştır. Bir kara delik kapatılmıştır.

6-        Çünkü AİHM kendi kararını inkâr ederek, ileride artık “AYM yolu etkisizdi, başvuru süresi KHK’nın yayını tarihinden başlar” diyemez.

7-        Açıkçası tüm bu riskleri öngörerek sizlere aynı anda idare mahkemesi, AYM ve AİHM’ye başvuru önerilmişti. Kısaca, kaygılanacak bir durum söz konusu değil; bizleri takip etmeye devam ediniz.